26 Aralık 2016

Duymayan Kalmasın Dostlar : "Denebunu.com"

Merhaba dostlar,

Geçenlerde  çok güzel bir siteyle karşılaştım. "Denebunu.com"

Denebunu, dünyaca ünlü markaların ürünlerini denemek için kargo dahil ekstra hiçbir ücret almadan kapına kadar getiren bir site.

Bunun karşılığında sizden yalnızca kutunuzdan çıkan ürünleri yorumlamanızı istiyor.

16 yaşından büyük herkes üye olabiliyor. Yapmanız gereken tek şey profilinizi %100 olarak doldurmak. 

Yalnız kutu sayısı sınırlı olduğu için mailinizi veya denebunu.com'un instagram hesabını düzenli olarak takipetmeniz gerekiyor. 

Dipnot:

25 Aralık 2016

Tesettür #4 : Yüreği Gözlerinden Okunur mu İnsanın?


Mesele Mühim: Mesele Tesettür


Hayatımı düzene sokmaya başlamıştım. Rabbimden onun yolunda olan sevdiği kullarla yolumu kesiştirmesini istemiştim. Rabbimde teker teker çıkardı karşıma şükürler olsun.

24 Aralık 2016

Kalem Kuklası Yeni Hobiler Ediniyor...



Merhaba,

Şu sıralar hayatımda garip şeyler oluyor. El becerisi olmayan bir insan olduğumu her defasında ifade ediyordum. En çok Sevda Ablama diyordum bunu. Sevda Ablam harika şeyler yapan, inanılmaz bir kadın. Aynı zamanda mükemmel bir anne. -Bu arada hala tanımıyorsanız bloguna buyrun-
Sanırım onun yaptıkları beynimde yer ettikçe etmiş ben fark etmeden...

Rabbime şükürler olsun ki hayatımda bulunan büyük bir soru işareti yakın bir zamanda çok güzel bir şekilde cevap buldu. Cevaplar bulununca tevafuk eseri de yeni bir hobi bulmaya sevk edildim.

Uzun lafın kısası şu sıra sürekli bir şeyler yapmak istiyorum. Boyama, dikiş-nakışa inanılmaz bir şekilde ilgim arttı. Bende bugün en müsait vaktimde Eminönü'ne gidip hobi malzemeleri aldım. 

İlk iş olarak Ahşap boyama ve Cam boyama ile başlayacağım için gerekli olan malzemeleri Eminönü'nde Sabuncu Han'dan aldım. Yeri çok kolay. Kuru Kahveci Mehmet Efendi'nin sokağından dümdüz çıkın. İlk sağdan dönün, Han hemen sağ kısımda kalıyor. 

11 Aralık 2016

İki Yazı Bir Arada : Dua ile Lanet



Fazla söze gerek yok. Artık nasıl ifade edilir, bilemiyor insan. 
Rabbim ordumuzu, yurdumuzu, devletimizi, milletimizi, askerimizi, polisimizi muvaffak etsin İnşallah.
Şu resim tüm düşüncelerime tercüman olmuş aslında. Bu konuya dair fazla bir söz söylemeye de takatim yok.





Son olarak Mevlid Kandiliniz Mübarek Olsun İnşallah. Aşağıya bıraktığım yazıdan çok etkilendim. Siz sevgiliyi okuyucularımla da paylaşmak istedim.


Seni Sevdim Ya Rasulullah


Altı yaşında iken, anneciğinin taptaze mezarına kapanıp ağlayışına hiç kıyamadım, ben de ağladım, ama sevdim.
Herkes canını verecek kadar seni severken, kimseye yük olmamak için, kendi işini kendin yapışını sevdim.
Başının ağrıdığını öğrendiğimde, başımın ağrısını sevdim.
Kuşu ölen çocuğun evine taziyeye gittiğinde… Anne ve yavru köpekler için koskoca ordunun yolunu değiştirdiğinde, merhameti sevdim, hayvanları sevdim..
Benim çocuğum yok, ardımdan okuyacak kimse olmayacak” diye ağlayan Hz. Bilal’i, “Üzülme! Ümmeti Muhammed her ezandan sonra sana okuyacak” diye teselli edişini sevdim.

Kitapları Beraber Seveceğiz - SABAHATTİN ALİ




Etrafın seni sıktığı zaman kitap oku Ben şimdiye kadar her şeyden çok kitaplarımı severdim. Bundan sonra her şeyden çok seni seveceğim ve kitapları beraber seveceğiz. İnsan muhitin bayağı, manasız, soğuk tesirlerinden kurtulmak istediği zaman yalnız okumak fayda verir. Bana en felaketli günlerimde kitaplarım arkadaş oldu. Fakat bu yetmiyor. Şiirlerimde de gördün ki, kitaplara rağmen çok ıstırap çektim. Çünkü candan bir insanım yoktu. Sen benim yarım kalan tarafımı ikmal edeceksin.


Sabahattin Ali

28 Kasım 2016

VAVELİF

Vavelif

İnsan vav şeklinde doğar, doğrulunca kendini elif sanır. 
İnsan hayatı boyunca hep iki büklüm yaşar, oysa en doğru olduğu gün ölür. 
Allah’a kulluğun manası vav’dadır, elif uluhiyetin ve ehadiyetin simgesidir. 
O yüzden Lafz-ı ilahi elifle başlar. Elif kainatın anahtarı ise vav kainatın kendisidir. 
Rabbimiz bizim her zaman vav gibi mütevazı olmamızı ister. 
Vav Harfi, Allah’ın Vahid ismini ve birliğini simgeler. 
Vav harfi, Ebced hesabında 6 rakamına denktir, imanın 6 şartını temsil ettiği söylenir. 
Harfi med olduğu gibi, kasem harfidir. Aynı zamanda, iki cümleyi veya özneyi bağlayan bağlaçtır.  
Ulu Cami’nin her duvarında Vav harfi yazılıdır. Halk arasında bir inanışa göre Hızır Aleyhisselam’ın bu vav harfinin önünde namaz kıldığı rivayet edilir. 
Vav harfi, Tezhib sanatı ile süslenmiş ve ucuna Lale motifi işlenmiştir. Lale süsleme sanatında Allah’ı c.c. simgeler. 
Vav harfi, Vahidiyet, Vahdaniyeti ihtiva etmesi yönüyle de Allah’ın birliğini anlatır. 
Vav harfi ile başlayan kelimelere dikkat edildiğinde hepsi sorumluluk gerektiren işlerdir. 
Bu meslekler ve işler; "Vali, Vezir, Veli, Vekil, Varis, Vasi, Valide, Vaad etmek vb."
Bursa Ulu Camii' de yer alan ve duvarda asılı olan yedi vav hattının sırrı şu şekilde anlatılır. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) şu şekilde buyurmuştur. “Yedi vavdan sakınınız, ihtiyaç olmadığı halde vavların işaret ettiği mesleklere yönelmeyiniz.”  
Bursa Ulu Camii'nin batı cephesinde günümüzde hanımların namaz kıldığı yerin batı duvarında çok değişik bir şekilde işlenmiş büyük celi sülüt dört tane Vav harfi dikkat çekmektedir. 
İttaku’l – vâvat. Bu önemli bir nasihattir. Allah Resülü bizleri sorumluluğu olan şeylerden sakınma noktasında uyarıyor ve “Vavlardan sakının, çekinin” diyor. Örneğin, Vali olmak, veli olmak, varis olmak, vekil olmak, vezir olmak, vakıf malını değerlendirmek, vallahu yemininde bulunmak vazifeleri yerine getirirken hassas olmamız ölçülü davranmamızı tavsiye edilmektedir. 

Arçelik Geri Dönüşümü Sanat ile Buluşturuyor!


27 Kasım 2016

Eyvallah Kitabı Yorumu ve Alıntıları #1 : Hikmet Anıl Öztekin


Eyvallah Kitabı Yorumu ve Alıntıları #1 : Hikmet Anıl Öztekin

Yakın bir zamanda Hikmet Anıl Öztekin'in Eyvallah kitabını okudum. Ben kitaplarımı çizerek okurum. Bir çok insan bu durumu hoş karşılamaz biliyorum ama kitaplarımı eskitmezsem, o kitabı okumamış hissediyorum. Beni etkileyen kısımları sizlerle paylaşmak için kitabın kapağını açtığımda, sayfaların hemen hemen hepsini çizdiğimi fark ettim. Bu yüzden bir yayın yetmeyecek. Kitaba dair bir çok yayın hazırlayacağım. Şimdiden duyurayım istedim.

26 Kasım 2016

Tesettür #3 : İç Huzurum Nerede?

***

Tesettür Hikayeleri : İç Huzurum Nerede?




İç huzurumu aradığım günlerin birindeydim yine. Canım sıkkın bir vaziyette dersin nerede olduğunu bilmeden gidiyordum öylece. Bizim fakülteden olduğunu tahmin ettiğim biriyle karşılaştım, dersin nerede olduğunu sordum. Bilmediğini söyledi. Sadece bunu söylemişti ancak gözlerinden yüreğini anladığım bir insanla karşılaşmanın şaşkınlığını derinimde hissettim. "Yüreği, gözlerinden okunur mu insanın?" dediğimi hatırlıyorum. Nasıl bir anımdı bilmiyorum ama o gün hayatımda bir şeyler bitti başlayabilmek için.

24 Kasım 2016

Yazmasam Ölüyormuşum







Yazmalara doyamayan ben, o kadar çok yazma hissi barındırırken yüreğimde, bir türlü kaleme gitmiyor elim...
Çok şükür bir iki satır yazma cesaretini bulabildim kendimde.
Yazma kaygısından mıdır bilinmez, böyle oluşlarımı sevemedim.
Çok yakında geri döneceğim.
İnanıyorum..
Belki de..
İnşallah.

29 Ekim 2016

Yeni Yazı Dizisi : Tesettür - Vira Bismillah !



Şu yazımda yeni bir yazı dizisine başlayacağımı ifade etmiştim. Biraz geç oldu çünkü nereden başlayacağımı bilemedim. İnşallah tesettüre girmek isteyen birine dahi yardımcı olursam diyerek yola koyuluyorum. Rabbim muvaffak etsin İnşallah. Sorularınızı bekliyor olacağım. "Bana Ulaşın" kısmındaki mail adresimden ulaşabilirsiniz. Vira Bismillah !




Tesettür Hikayeleri Birinci Kısım


***

Aslında amiyane tabiriyle "lay lay lom", hayata geliş maksadını bilmesine rağmen unutmaya odaklanmış, doğru yolun ne olduğunu bilen ancak yola girmemekte direten, mutlu olduğunu zanneden biriydim. Maddi anlamda herhangi bir sıkıntı yaşamıyor, istediğim her şeyi alabiliyor ve gerçekleştirebiliyordum. Şimdi bakıyorum da geriye, ne kadar da boş yaşanmış vakitler..

Dilediğince yaşamak suç değil inanın ama dilediğince yaşadığını zannetmek suç. Ben bu suçu bilmemeye çalışarak uzun süre işledim. Çevremdeki insanlar da benim gibi habersiz ve unutmuş bir şekilde yaşıyorlardı ki böyle ortamlarda bilirsiniz, hatalarınızı görmek çokta kolay olmaz.

Dünyalık tüm işlerim tıkırındaydı anlayacağınız. En ufak bir şey ters gitse, sıkıntılarımı devleştiriyor ve dünyanın tüm yükünü ben omuzluyorum gibi saçma düşünceler vücuduma sirayet ediyordu.


Yaşamak, insanca yaşamak gerçekten bu muydu? Sahi benim dünyaya geliş amacım, bu hayatı dilediğimce yaşamak mıydı?

Bu sorular girmek istediğim kapının kilidiydi ve ben artık anahtarları da aramak istiyordum. Anahtarı arama maceramda, hayatımda doğru olmayan kimseler yolumu kesip bana nereye gittiğimi soruyorlardı. Evet, ben bir anahtar arıyordum ve bir şeyleri doğru yapmak istiyordum. Ancak bir şeyleri doğru yapmak istediğinizde, hayatınızdaki yanlışlar önünüze önünüze gelirdi. Çoğu zaman "Doğruyu arıyorum." demeniz yeterliydi. Ne de olsa yanlışlar koşarak önünüze yığılacaktı.

O zamanlar tek duam oldu Rabbimden. "Beni senin yolunda olan, düzgün insanlarla karşılaştır. Unuttuğum şeyleri hatırlatsınlar." Bu esnada Rabbim dualarımı kabul etti. En zorlu anlarımda güzel insanlar çıkageldi. Bazı insanlarla ilk tanıştığınızda o insanları daha önce sanki tanımışsınız hissine kapılırsınız ya işte öyleydi. Hiss-i kablel vuku. Yani ruhlar tanıdı birbirini.

Ruhum tanıdığının sinyallerini verdi. Çok belli belirsizdi ancak bir sinyal olduğu apaçıktı. İşte hayatım değişmeye başlayacaktı.

Sezdim ama anlayamadım. 
Hissettim ama kavrayamadım.



***


16 Ekim 2016

Yeni Bir Yazı Dizisine Başlıyorum : TESETTÜR

Tesettür





Merhaba sevgili dostlar,
Uzun zamandır buralarda yoktum.
Son yazımda radikal kararlar almak üzereyim, aman dualarınızı eksik etmeyin demiştim(yazım için)
Etmemişsiniz...
Nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum. Sonunda yapmak istediğim şeyi gerçekleştirdim.
Başlıktan anlayacağınız gibi bu konuda kararlar ve adımlar atma sürecindeydim.

Çok şükür ki Rabbim nasip etti. Bu süre zarfında tesettür hikayeleri aradım ama tam anlamıyla bu konuya derinlemesine giren bir kaç kişi haricinde kimseye rastlamadım. Genelde kızlarımız “Benim küçük yaşlardan beri hep aklımda vardı zaten.” demişler. Böyle denilmesi benim -o zamanlar- hevesimi kırıyordu. Çünkü bu düşünce “Benim aklımda gayette yoktu.

9 Ekim 2016

İyi ki Doğdun Esra Tatlım !!

İyi ki Doğdun Esra Tatlım !!


Bundan sanıyorum 8 yıl öncesi.. 
Yollarımız kesişti. 
İlk zamanlar pek ısınamadım ben ona, o da bana. Zaman ilerledikçe kötü ve buhranlı dönemlerimizde merhem olmayı başarabiliyorduk ama. O zamanlardan sonra da uzak kalsak da bereket versin biz ayrılmamaya özen gösterdik. 

Bazen kızdık birbirimize ancak her defasında;
"Sen hangi yolu seçersen seç, ben senin kayıtsız şartsız hep yanında, yakınında olacağım. Sonrasında seni yargılamayacağım." diye de ilave ettik cümlelerimizin sonuna.

2 Ekim 2016

Bu Aralar Ben #4 : İyi İnsan Olmakla Bir şey Kaybetmezsiniz

Bu Aralar Ben #4 : İyi İnsan Olmakla Bir şey Kaybetmezsiniz




Ah aslında anlatmak istediğim o kadar çok şey var ki; nasıl anlatsam, nereden başlasam bilemiyorum. 

Birkaç gün öncesine kadar çabuk hüzne kapılabilecek bir vaziyetteydim. Bunu bilen sözde "en yakınlarım" bu durumdan faydalanmış, arkamdan dünyaları söylemişler. Feci insanlıklarını, başkalarına göstermekten de çekinmemişler.

Allah sizi hidayete erdirsin!
Siz ne çirkin insanlarsınız!
Nasıl üzüldüğümü kelimelerle ifade etmem mümkün olmuyor. Söylenen sözlere değil, düşen bir insanın üstüne basmayı ustalık addeden sözde insan-lıklarına acıyor ve üzülüyorum. 
Siz gerçekten kalpsiz ve çirkin mahluklarsınız.

Rabbim hidayet versin demekten ve dua etmekten başka bir şey gelmiyor elimden.
Lütfen böyle insanların arkasından söylenmek yerine dua edelim...


Sözüm insanların arkasından, saygısızca atıp tutanlara :
  İyi insan olmakla bir şey kaybetmezsiniz !!!


1 Ekim 2016

PADİŞAHIN KIZI İLE EVLENMEK İSTEYEN ÇOBANIN HİKAYESİ


PADIŞAHIN KIZI İLE EVLENMEK İSTEYEN ÇOBANIN HİKAYESİ


Aşık bir çobandı o. Sevgilisinin isminden başka bir şey bilmediğinden mi, konuşmaya mecali olmadığından mı bilinmez, arkadaşı anlatıyordu onun halini yaşlı adama:

Gözleri günlerdir uyku görmedi efendim” diyordu, “yemiyor, içmiyor, işi gücü, gecesi gündüzü havası suyu o kız oldu sanki. Ne desem kar etmiyor, son bir çare diye geldik size. Halbuki sen bir garip çobansın, o padişahın kızı, davul bile dengi dengine dedim ya, dinlemiyor efendim, ama herhalde aşkın gözü kördür diye de buna diyorlar, değil mi efendim…

İhtiyar adam bu esnada gözlerini dikmiş, iskeletinin üstüne deriden bir zırh giydirilmişcesine zayıf, çelimsiz, saçı sakalına karışmış, uzaklara dalıp dalıp giden, gözlerinde aşktan gayrısı kalmayan diğer çobanı süzüyordu. Sonra bir ah çekti, yüzünü nefes almadan konuşmasını sürdüren delikanlı ya çevirip tebessüm etti.

10 Eylül 2016

Bu Aralar Ben #3 : Tevafuklar Silsilesi




Tevafuklar Silsilesi


Aslında kendinde var olan değişiklikleri genelde fark edemeyen bir insanım. Ancak biriyle konuşurken anlıyorum düşünsel açıdan değiştiğimi. Tabii bu durumda karşımdaki insan; "Kukla sen böyle değildin" diyor. Bende devamında "Evet ben böyle değildim, ne olmuş ki bana" diye bir tepki veriyorum.

Bazen kendimi tanımayan, nerede ne tepki vereceğimi kestiremeyen bir insana dönüşüyorum. Bu cümlemden anlaşılmasın ki sağı solu belli olmayan bir insanım.
Sadece bazen kendime itiraf edemediğim düşünceleri aylar boyunca yanımda gezdirdiğim oluyormuş. 
Sonra bir anda çok istediğim bir şey tam olacakken "İnşallah olmaz" diye dua ederken buluyorum kendimi. 
Tabii ben şok, ben iptal...
Nasıl yani diyorum? 
Sonra anlıyorum ki bir şeyi yapmak istiyormuşum ben hayatımda ama yapamam diye kendime dahi itiraf etmiyormuşum yapmak istediklerimi. Bunlar olurken  istediklerimi içten içe düşünüyor ve hayata geçirmek için kolay yollar arıyormuşum. 

Şaşkınlıkla beraber gülümsüyorum. Gerçekten kendimden dahi sakladığım şeyler var. Bir insan kendi arkasından iş çevirir mi arkadaşlar? :)

Tabii bunlar olurken Rabbim yardımcım. Gerçekten beyin, akıl almaz bir organ. Tüm tevafukları dizmişte önüme, bana tüm kolaylıkları göstermeye uğraşıyor.


Dualarına talibim sevgili dost.
Zira radikal kararlar almaya hazırlanıyor gibiyim.
Hayatınızdaki her şey güzel olur İnşallah :)
Sevgilerimle...



9 Eylül 2016

Kendini Arayan Kadın ve Aradığını Bulan Kadın Kitapları - Halit ERTUĞRUL






9 yaşımda bir hocam, "Hakikatten ayrılmaman dileğiyle" notunu düşerek, Kendini Arayan Kadın kitabını hediye etmişti bana. Tabii çocuk aklıyla okumadım. Zaten okusam da anlamazdım. Aradan yıllar yıllar geçti ve okumak nasip oldu.


Gerçek bir hayat hikayesi isimler değiştirilerek bir kitap haline getirilmiş. Bu yüzden daha bir hassasiyetle okuyor insan.


2 Eylül 2016

Age Of Youth Dizisi Yorumu ve İncelemesi - 2016





Gençlik Dizileri


Bu diziden şu yazımda bahsetmiştim.


Yorumum:


  • Bu diziye biraz kararsızlıkla başlamıştım.
  • Durağan ve sade bir dizi olması sebebiyle ilk başta dikkatleri üzerine çekmemesine rağmen son zamanlara doğru dizi kendini fark ettirdi.
  • Hayattan kesitler barındıran 5 kızın ev hayatını ve yaşadıkları mücadeleyi konu alan bir diziydi.
  • Dizi bir karakter üzerinden gitmedi.
  • 5 kızda ana karakterdi.
  • 12 bölüm sürdü.


28 Ağustos 2016

Allah Dualarımı Neden Kabul Etmiyor ?

Allah Dualarımı Kabul Etmiyor



Hayatta çok istediğimiz şeyler olur. Belki de ilk defa, bir şeyi bu kadar yürekten istiyoruzdur.
Sabah akşam o şey için dua eder; yalvarır, yakarırız.
Bir türlü dualarımıza, istediğimiz şekilde cevap verilmediğini görüp, isyan ederiz.

 "Dualarım kabul olmuyor. Kimse zaten sevmiyor. Allah da beni sevmiyor

şeklinde vesveselere kapılırız.

Belki de o kadar günahkarızdır ki dualarımız dahi Allah'ın katına ulaşmıyordur, kim bilir...

Peki;
Hiç düşündün mü?
Rabbinin duana cevap vermemesi de bir cevaptır !
O şeyi sana vermeyerek, senin için en iyisini yapıyordur.
Senin için daha güzelini hazırlıyordur.

24 Ağustos 2016

Yabancı Kitap Yorumu - Albert Camus


Yabancı Kitap Yorumu - Albert Camus


Merhaba arkadaşlar,

Bu sene yaz mevsiminde, hayatım boyunca okumadığım kadar tasavvufi kitap okudum. Tasavvuf okumayı da çok sevdim ancak biraz sıyrılarak Modern Klasik okuma kararı aldım. İlk durağım Albert Camus'un 1957 yılı Nobel Edebiyat Ödülü alan Yabancı adlı kitabı oldu.

Dipnot: Çok fazla tasavvuf okuduktan sonra damdan düşer gibi modern klasik okumaya başlamak akıl işi değilmiş bunu anladım. Sakın benim gibi olma Sevgili okuyucu.

Kitap hakkında biraz ön araştırma yaparak elime aldım. Franz Kafka'nın Dava kitabı tadında bir eserdi.
İlk satırından kitap sizi düşündürmeye başlıyor. Zaten o ilk satır ana karakterin hayata bakış açısını tamamıyla özetliyor:

Bugün annem öldü. Belki de dün, bilmiyorum. Bakımevinden bir telgraf aldım:  Anneniz öldü. Cenazesi yarın kaldırılacak. Bundan pek bir şey anlaşılmıyor. Belki de dün ölmüştür.

Karamsar bir ruh hali içinde, hayatın anlamsızlığından dem vuran ana karakterimiz, başkası yaşıyormuşcasına nesnel ve kayıtsız bir şekilde yaşıyor başından geçen olayları.
Bu arada ana karakterimizin ismine de rastlayamıyoruz kitap boyunca. Öyle ki kendini adım adım ölüme götüren süreci de sadece izlemekle yetiniyor. Ruhsuz, duygusuz ve hissiz bir vaziyette.

22 Ağustos 2016

SatırArasıMİM




Çok sevgili Özgürlük Savaşçısı yakın bir zamanda beni mimlemişti. Bende acizane yanıtlamaya çalıştım.

Bu arada unuttuğum mimler olduğunu biliyor ancak hangi mimleri unuttuğumu bilmiyorum. Kasıtlı yapılmış bir şey değildir sevgili dostlar. İnşallah kimseyi bu sebeple kırmamışımdır. Bir dönem, bloga vakit ayıramamıştım zira. 
Bu sebeple kıyıda köşede kırılan bir dostum varsa özür dilerim :)


Blog yazmaya nasıl başladım





Soru 1 : Nasıl blog yazmaya başladınız?

Aslında blog yazıları okumaya başladım ilk önce. Sonra da “Ben yapabilir miyim? Bence yapabilirim.” düşüncesi sardı beni ve kolları sıvamaya karar verdim. İlk yazılarım acemilikle pek güzel olmamış olabilir. Zaten detaycı bir insan olduğum için olayın içine girdikçe çıkışı bulamam.
Neyse.



Soru 2 : Blogunda daha önce yazmadığın bir tarzda yazacak olsan bu ne olurdu ?

-Bu bir itiraf yazısıdır-

Aileleriyle, çocuklarıyla ve eşleriyle geçirdiği güzel vakitleri burada paylaşan çok becerikli, neşeli ablalarım var benim. İlerde İnşallah bende bu tarz yazılar yazmak isterim.
Ama ilerde.
Baya bir ilerde.
Ne kadar da çok ilerideymiş öyle haha.
Şaka bir yana Rabbim isteyen herkese nasip etsin.


Not: Hayallerimizde ölmedi ya  


Soru 3: Bloglarda okumayı en çok sevdiğin konular nelerdir ?


Aslında ben her şeyi okumaya çalışıyorum ama en çok kişisel yaşanmışlıklar, kitap ve dizi yorumlarını seviyorum. Birde sevdiğim blogger arkadaşlarım ne yazarsa yazsın okumaya özen gösteriyorum. Çünkü gerçekten hepsi birbirinden değerli. Onların yazılarını okumaktan keyif alıyorum.



Soru 4: Hayatta en çok yapmak istediğin üç şey nedir ?

1. Kendi e-ticaret sitemi kurmak.

2. Tasavvufi bir roman yazmak istiyorum.

3. Gerçekleşmesini yürekten istediğim bir hayalim var. İnşallah Rabbim nasip eder de o hayalim gerçek olur. İşte o zaman sanıyorum, en bahtiyar insan ben olacağım.


Bu mim, yapmak isteyen tüm dostlara armağanımdır.
Sevgilerimle 
 







designed by Charming Templates