29 Ekim 2016

Yeni Yazı Dizisi : Tesettür - Vira Bismillah !



Şu yazımda yeni bir yazı dizisine başlayacağımı ifade etmiştim. Biraz geç oldu çünkü nereden başlayacağımı bilemedim. İnşallah tesettüre girmek isteyen birine dahi yardımcı olursam diyerek yola koyuluyorum. Rabbim muvaffak etsin İnşallah. Sorularınızı bekliyor olacağım. "Bana Ulaşın" kısmındaki mail adresimden ulaşabilirsiniz. Vira Bismillah !




Tesettür Hikayeleri Birinci Kısım


***

Aslında amiyane tabiriyle "lay lay lom", hayata geliş maksadını bilmesine rağmen unutmaya odaklanmış, doğru yolun ne olduğunu bilen ancak yola girmemekte direten, mutlu olduğunu zanneden biriydim. Maddi anlamda herhangi bir sıkıntı yaşamıyor, istediğim her şeyi alabiliyor ve gerçekleştirebiliyordum. Şimdi bakıyorum da geriye, ne kadar da boş yaşanmış vakitler..

Dilediğince yaşamak suç değil inanın ama dilediğince yaşadığını zannetmek suç. Ben bu suçu bilmemeye çalışarak uzun süre işledim. Çevremdeki insanlar da benim gibi habersiz ve unutmuş bir şekilde yaşıyorlardı ki böyle ortamlarda bilirsiniz, hatalarınızı görmek çokta kolay olmaz.

Dünyalık tüm işlerim tıkırındaydı anlayacağınız. En ufak bir şey ters gitse, sıkıntılarımı devleştiriyor ve dünyanın tüm yükünü ben omuzluyorum gibi saçma düşünceler vücuduma sirayet ediyordu.


Yaşamak, insanca yaşamak gerçekten bu muydu? Sahi benim dünyaya geliş amacım, bu hayatı dilediğimce yaşamak mıydı?

Bu sorular girmek istediğim kapının kilidiydi ve ben artık anahtarları da aramak istiyordum. Anahtarı arama maceramda, hayatımda doğru olmayan kimseler yolumu kesip bana nereye gittiğimi soruyorlardı. Evet, ben bir anahtar arıyordum ve bir şeyleri doğru yapmak istiyordum. Ancak bir şeyleri doğru yapmak istediğinizde, hayatınızdaki yanlışlar önünüze önünüze gelirdi. Çoğu zaman "Doğruyu arıyorum." demeniz yeterliydi. Ne de olsa yanlışlar koşarak önünüze yığılacaktı.

O zamanlar tek duam oldu Rabbimden. "Beni senin yolunda olan, düzgün insanlarla karşılaştır. Unuttuğum şeyleri hatırlatsınlar." Bu esnada Rabbim dualarımı kabul etti. En zorlu anlarımda güzel insanlar çıkageldi. Bazı insanlarla ilk tanıştığınızda o insanları daha önce sanki tanımışsınız hissine kapılırsınız ya işte öyleydi. Hiss-i kablel vuku. Yani ruhlar tanıdı birbirini.

Ruhum tanıdığının sinyallerini verdi. Çok belli belirsizdi ancak bir sinyal olduğu apaçıktı. İşte hayatım değişmeye başlayacaktı.

Sezdim ama anlayamadım. 
Hissettim ama kavrayamadım.



***


16 Ekim 2016

Yeni Bir Yazı Dizisine Başlıyorum : TESETTÜR

Tesettür





Merhaba sevgili dostlar,
Uzun zamandır buralarda yoktum.
Son yazımda radikal kararlar almak üzereyim, aman dualarınızı eksik etmeyin demiştim(yazım için)
Etmemişsiniz...
Nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum. Sonunda yapmak istediğim şeyi gerçekleştirdim.
Başlıktan anlayacağınız gibi bu konuda kararlar ve adımlar atma sürecindeydim.

Çok şükür ki Rabbim nasip etti. Bu süre zarfında tesettür hikayeleri aradım ama tam anlamıyla bu konuya derinlemesine giren bir kaç kişi haricinde kimseye rastlamadım. Genelde kızlarımız “Benim küçük yaşlardan beri hep aklımda vardı zaten.” demişler. Böyle denilmesi benim -o zamanlar- hevesimi kırıyordu. Çünkü bu düşünce “Benim aklımda gayette yoktu.

9 Ekim 2016

İyi ki Doğdun Esra Tatlım !!

İyi ki Doğdun Esra Tatlım !!


Bundan sanıyorum 8 yıl öncesi.. 
Yollarımız kesişti. 
İlk zamanlar pek ısınamadım ben ona, o da bana. Zaman ilerledikçe kötü ve buhranlı dönemlerimizde merhem olmayı başarabiliyorduk ama. O zamanlardan sonra da uzak kalsak da bereket versin biz ayrılmamaya özen gösterdik. 

Bazen kızdık birbirimize ancak her defasında;
"Sen hangi yolu seçersen seç, ben senin kayıtsız şartsız hep yanında, yakınında olacağım. Sonrasında seni yargılamayacağım." diye de ilave ettik cümlelerimizin sonuna.

2 Ekim 2016

Bu Aralar Ben #4 : İyi İnsan Olmakla Bir şey Kaybetmezsiniz

Bu Aralar Ben #4 : İyi İnsan Olmakla Bir şey Kaybetmezsiniz




Ah aslında anlatmak istediğim o kadar çok şey var ki; nasıl anlatsam, nereden başlasam bilemiyorum. 

Birkaç gün öncesine kadar çabuk hüzne kapılabilecek bir vaziyetteydim. Bunu bilen sözde "en yakınlarım" bu durumdan faydalanmış, arkamdan dünyaları söylemişler. Feci insanlıklarını, başkalarına göstermekten de çekinmemişler.

Allah sizi hidayete erdirsin!
Siz ne çirkin insanlarsınız!
Nasıl üzüldüğümü kelimelerle ifade etmem mümkün olmuyor. Söylenen sözlere değil, düşen bir insanın üstüne basmayı ustalık addeden sözde insan-lıklarına acıyor ve üzülüyorum. 
Siz gerçekten kalpsiz ve çirkin mahluklarsınız.

Rabbim hidayet versin demekten ve dua etmekten başka bir şey gelmiyor elimden.
Lütfen böyle insanların arkasından söylenmek yerine dua edelim...


Sözüm insanların arkasından, saygısızca atıp tutanlara :
  İyi insan olmakla bir şey kaybetmezsiniz !!!


1 Ekim 2016

PADİŞAHIN KIZI İLE EVLENMEK İSTEYEN ÇOBANIN HİKAYESİ


PADIŞAHIN KIZI İLE EVLENMEK İSTEYEN ÇOBANIN HİKAYESİ


Aşık bir çobandı o. Sevgilisinin isminden başka bir şey bilmediğinden mi, konuşmaya mecali olmadığından mı bilinmez, arkadaşı anlatıyordu onun halini yaşlı adama:

Gözleri günlerdir uyku görmedi efendim” diyordu, “yemiyor, içmiyor, işi gücü, gecesi gündüzü havası suyu o kız oldu sanki. Ne desem kar etmiyor, son bir çare diye geldik size. Halbuki sen bir garip çobansın, o padişahın kızı, davul bile dengi dengine dedim ya, dinlemiyor efendim, ama herhalde aşkın gözü kördür diye de buna diyorlar, değil mi efendim…

İhtiyar adam bu esnada gözlerini dikmiş, iskeletinin üstüne deriden bir zırh giydirilmişcesine zayıf, çelimsiz, saçı sakalına karışmış, uzaklara dalıp dalıp giden, gözlerinde aşktan gayrısı kalmayan diğer çobanı süzüyordu. Sonra bir ah çekti, yüzünü nefes almadan konuşmasını sürdüren delikanlı ya çevirip tebessüm etti.
designed by Charming Templates