Yalova, kardeşim bu bölgeye atandığından beri zaman zaman geldiğim bir şehir oldu. Yine de çok sık ziyaret etmiyorum. Çünkü bana biraz sönük geliyordu bu zamana kadar. Tam olarak "haydi kafa dinleyelim" şehri olduğu için bu sene büyük bir istekle gitmeye karar verdim.
 |
Bizde yeşil zeytinlerimizi topladık ve kırma zeytin yaptık
|
Kardeşim Armutlu'da köyde yaşıyor. O yüzden geldiğimizde yerli halkla daha çok iletişimde oluyoruz. Bu durum beni memnun ediyor. Kendini hiç yalnız hissetmiyorsun. Anadolu insanı her zaman sana yardım etme gayretinde oluyor ve hiç boş zamanları olmuyor. Ya salça yapıyorlar ya zeytin topluyorlar. Köy hayatı onlara sıkıcı değil ama bize çok sıkıcı geliyor. Armutlu merkezde her cumartesi, pazar kuruluyor. Armutlu Kaymakamlığının hemen yanında Armutlu Pazar Yeri var. Taze ürünler buluyorsunuz. Yazlıkçı mekanı olduğu için tabak çanakta satılıyor.
 |
| Köy hayatımızdan bir görüntü |
Armutlu'nun en hareketli yeri İhlas Armutlu Tatil Köyü ve Armutlu İskele. Armutlu İskele de sahil boyunca uzanan birkaç çay kahve mekanı var. Bu kafeler de oturup denizi seyre dalmak beni çok memnun ve mutlu ediyor. İhlas ise bölgenin şifalı suyundan faydalanmak için gelenlerin uğrak mekanı. Tatil köyünün içinde yok yok. Küçük bir avm bile yapmışlar. Tatil köyünün iskelesine BUDO ve İDO uğradığı için ulaşımda çok kolay oluyor.
Armutlu ilçesinin artı yönleriyse; Armutlu'nun İstanbul'a yakın olması, az insan yaşaması, araba trafiği olmaması ve sakin olması.
Armutlu ilçesinin eksi yönleriyse; İlçenin az gelişmiş olması. Kültür sanat faaliyetleri yok denilebilir. Bölgeyi yalnızca İhlas Armutlu Tatil Köyü hareketlendiriyor. Bu yönüyle büyük şehirde yaşamış insanları biraz sıkabilir.
Bu sene İstanbul'da gerçekten çok sıkıldım. Kafayı yemek üzereydim diyebilirim. Bu yüzden Yalova'ya gitmek beni çok huzurlu hissettirdi. İstanbul'a geldiğimde artık gençleşmiş hissediyordum. Bu kadar mı fark eder :)
Son olarak Armutlu'da çektiğim fotoğrafları sizinle paylaşarak yazımı sonlandırıyorum.
Sevgilerimle,
Sinop'ta kendimi huzurlu hissediyorum. Sakin bir sahil kasabası, sanki yurt dışında bir yerdeymişsiniz gibi hissediyorsunuz. Sinop Gezisiyle alakalı ilk yazıma, Sinop'un en güzel sahil kasabası olan Gerze ilçesiyle başlamak istedim. Gerze'nin benim için önemi büyüktür. Çünkü benim çok sevdiğim canım memleketimdir. Ayrı bir bağ kurmam bundandır diye düşünüyorum. Gerze'de tarihi yangın evleri bulunuyor. Sinop için önem arz eden eden bu yapılar, yavaş yavaş yıkılarak tarihi dokuya zarar verildi ve yerine çok katlı bina yığınları yapılmaya başlandı. Kimse de bir dur demiyor maalesef. Bu durum beni çok rahatsız ediyor çünkü bir tarih gözümüzün önünde yerle bir ediliyor. Bu hüznümü de bu yazıma iliştirmeden geçemedim.
 |
| Sinop Gerze, Yangın Evlerinden bir görüntü |
Gerze' de evimiz olmasına rağmen bu sene kalamadık. Gerze'ye geldiğimizde şöyle bir evimizi kolaçan ettikten sonra Gerze'de nerede kalsak diye düşündük ve iskelenin dibinde bulunan her zaman önünden geçtiğim Gerze Otel'de kaldık.
Bu otelin önünden defalarca gelip geçmiş ve içerisini merak etmişimdir. Kalmak nasip olunca resepsiyonist bize en güzel odayı verdi, çünkü hemşeri çıktık(hemşericilik kazanmamalı). Bu arada bizim gittiğimiz 2021 Eylül'de Gerze Otel'in işletmesi değişmişti. Otelin eksikleri tespit ediliyor ve iyileştirme süreci için adımlar atılıyordu. Otel eski ve eksikleri fazla olan bir otel ancak samimiyeti en yüksek oteldi. Eski olmasına rağmen temiz olması beni memnun etti.
Bu arada Gerze'nin en güzel oteli North Star Otel'dir. Ancak biraz pahalıydı. Benim için konfor önemli derseniz burada kalmak sizi memnun edecektir. Eğer daha az maliyetli olsun derseniz de Gerze Otel iş görecektir.
2021 Eylül'de gittiğimde Gerze'de parklar yenilenmişti. Belediyenin çalıştığını görmek beni memnun etti. Sanki Avrupa'da gibi hissettim kendimi. Böyle bir güzellik olamaz. Güzel fotoğraflar çekemedim ama çektiğim iki fotoğrafı iliştireyim de anısı kalsın.
.jpeg)

Gerze'de pek gezilecek yer yoktur ama kafa dinlemek için buradan iyisini bulamazsınız. Gerze'nin kalbi de İskele de atar. Gerze yaşlı nüfus yoğunluğu olan bir ilçe olsa da yazın çok renkli ve cıvıl cıvıldır. Birçok insan İskele'ye akşama doğru akın eder ve eğlence başlar. Hatta burada hayat akşam 8 de başlar diyebilirim.
 |
| Gerze Otel'den İskele ve Cami manzarası |
Gerze'de yaşayan insanlar rahat ve mutlu insanlardır. Karadeniz bölgesinde geziniyor gibi değil de sanki Antalya'dasınız veya farklı bir Avrupa ülkesindesiniz izlenimi verir. Bu yönünü seviyorum. Ama halkı kendi halinedir, küçük bir ilçe olduğu için herkes birbirini tanır ve yabancı olduğunuz hemen anlaşılır.
Bu arada Pazartesi ve Cuma günleri çarşıda pazar kurulur. Köylü organik ürünlerini bu pazarda satar. Bir İstanbullu olarak böyle lezzetli ve taze ürünleri uygun fiyata almak beni mest etti. Cuma günü kurulan pazar çok daha büyüktür. Buraya yolunuz düşerse muhakkak pazarına uğramanızı öneririm.
Gerze de Ne Yenir?
Karousa Mantı & Nokul'a uğrayıp cevizli ve yoğurtlu mantısını yiyin. Gerçekten çok lezzetli. Nokul ise Sinop'un yöresel lezzetidir. Nokul'dan bir parçada olsa tatmanızı öneririm.
Yeni bir Sinop yazısında görüşmek üzere...
Merhaba,
Bir önceki yazımda bahsetmiştim. Saros körfezinde kamp yapmaya karar vermiştik ve gece 12 gibi yola çıkarak 3-3,5 saatte Gelibolu'ya geldik. Kamp yeri aramaya koyulduk ama birçok yer tatil sitesi olduğu için bu çok kolay olmadı. Bizde Koruköy civarında bir yere kamp kurduk. Sabahın 8 inde uyandık çünkü hava temiz olunca erken uyanıyor insan.
Kahvaltımızı yaptıktan sonra denize girdik. Saros Körfezi girilebilecek en güzel denizlerden biri. Denizde uzun süre yürümemize rağmen deniz boyunuzu geçmiyor ve plaj da kum olunca daha bir güzel oluyor. Saros Beach ve Camping alanı var, orada kamp kurmayı düşündük ama çok kalabalıktı, ayrıca çok rahat insanlar vardı. Bize bu alan uygun gelmediği için, kampçıları bu halde görünce iç alemimizde çok üzüldüğümüz için ani bir kararla burada kalmamaya hatta İstanbul'a erken dönmeye karar verdik. Bu arada kamp konusunda da acemi olduğumuz için de sıkılmış olabiliriz. Tabii insan otel konforuna alışınca böyle olması çok normal.
Sonrasında Gelibolu merkeze gittik. Merkezde, Piri Reis Müzesi ve Gelibolu Savaş Müzesi var. Burayı ziyaret etmenizi tavsiye ederim. Onun dışında birçok türbe de mevcut. Bayraklı Baba Türbesi en önemlilerinden.
Buraya yolunuz düşerse, Tarihi Zafer Peynir Helvacısı'na uğramanızı tavsiye ederim. Peynir Helvası; fırınlanmış ve fırınlanmamış olarak sunuluyor. Fırınlanmış olan da fazladan irmik ve yumurta varmış. Bu yüzden bana ağır geldi. Fırınlanmamış çok daha lezzetli. Kesinlikle dondurma eşliğinde yemenizi tavsiye ederim.
Şimdilik aktaracaklarım bu kadar.
Sevgilerimle!