15:49

DEĞİŞİM

Yazar ,

Merhaba nasılsınız? Karantina günleri nasıl gidiyor?

Beni sorarsanız bilmiyorum. Bazen çok iyi, bazen çok kötüyüm. Bazen çok mutlu bazen çok üzgünüm. Uzun zamandır bloga yazı yazmıyorum. Çünkü yazmak istemiyorum. Aslında ne yazmam gerektiğini de bilmiyorum.

Bildiğim tek şey blogumun artık beni yansıtmadığı.

Yazılarımı ve blog temamı tamamıyla değiştirmek istiyorum. 

Bloguma her baktığımda ne kadar değiştiğimi görüyorum. Çok eğlenerek yaptığım ve sizinle paylaştığım aktiviteler artık bana hiç hoş gelmiyor. Hatta sizlere yaptığım önerilerde hoşuma gitmiyor. İzlediğim kore dizileri ve animeler zaman kaybı geldiği için çok uzun zamandır izlemiyorum zaten.

İlerleyen zaman içinde blog tasarımında ve yazılarımda değişiklik yapacağım. Yazdığım yazıları düzenleyeceğim. Bu arada blog tasarım kodlarımı kendim yazacağım için bu süreç biraz uzun sürebilir.

Hoşçakalın!
12:05

Yaprak Ölürken Büyüdüm.

Yazar ,

Ben bir sonbahar akşamında büyüdüm.
Yaprakların yaşlandığını ve belinin büküldüğünü görmüştüm o gün.
Evet o gün.

Çok sancılıymış diyordu yaprak,
Ne dedim?
Sustu, sonra sancılı dedi.
Ölmek diyorum, sancılı.

Ölürken mi düşündün ey ahmak dedim?
Hayır dedi
Ya da belki..

Ölürken düşündüğüm içn değil, öldükten sonra düşündüğüm için ahmağım,
insanoğlu gibi dedi.

İşte o an duraksadım
İnsanoğlu ve ölmek.
Düşünülecek şey mi?
Ben ve ölmek !
Ölmek..
Daha çok var dedim .

Sonra duraksadım,
Çok mu var? ya ne zaman diye sordum
Ne zaman dedim, söylesene, çok var dedin ya hani?
Bir şeye dayanarak diyorsun herhalde değil mi?

Cevap vermedi.

İşte o zaman büyüdüm.
Yaprak ölünce büyüdüm.
Yaprak ölünce




18:15

Koronavirüs(COVID-19) Başıboş mudur?

Yazar ,



Merhaba,

Bugün sizle Dünya da ve ülkemizde varlığını gösteren Koronavirüs hakkında konuşmak istedim. Bu vesileyle bloga ısrarla yazı yazmama eylemime de bir ara vermiş olacağım.

2020 yılının başında hepimiz güzel dilekler ve umutlar besleyerek yeni bir yıla giriş yaptık. Derken kendimizi bir savaş meydanında bulduk adeta. Hatta "2020 yılını bitirenlere gazi ünvanı verilsin" diye espriler yapılmaya başladı. Haksız da değiller tabii. Şaka bir yana; yangınlar, depremler, çekirge istilaları,koronavirüs derken çok yorulduk. Hiçbirimiz bu kadarını tahmin edemezdik. Özellikle koronavirüs bizi gerçekten derinden etkiledi. Hatta Trump'ın bir sözü var, yakında koronavirüsten değil, hepimiz depresyondan öleceğiz diyor. Gerçekten haklılık payı var.


Aslında kainatta olan bu olay vesilesiyle bize Yüce bir Zat tarafından verilmek istenen  bir mesaj var. Koronavirüsün başıbozuk bir virüs olduğunu, kendi kendine var olduğunu ve istilacı bir şekilde yayıldığını düşünürsek, gözle görmediğimiz bu virüs bizi alt üst eder. Birkaç saat önce okudum, koronavirüs hastası olmamasına rağmen bu virüs baskısından korkarak intihar eden insanlar olmuş.

Bir adam düşünelim silahlı ve sinirli. Her an masum insanları öldürebilir bir vaziyette. Bu adamdan ne kadar korkarız ve güvenli alanlara saklanmaya çalışırız değil mi? Ama bir polisi silahlı olarak görsek, kendimizi güvende hissederiz. Çünkü polis nizamli ve intizamlı bir kuruma bağlı ve bizi korumakla görevlidir.
Öyle de bu koronavirüsün başıboş, kendi kendine var olan ve bilinçsizce  yayılan bir varlık olduğunu düşünürsek, bizleri maddi ve manevi olarak hasta edebilir. Ancak doğrusu virüsün Yüce bir zat tarafından yaratıldığını bilmek ve başıboş olmadığını anlayabilmektir.

Demem o ki, virüs kendiliğinden var olmadı. Bize yüce bir zat tarafından verilmek istenen bir mesaj vardı. O mesajı okumaya çalışmalı, ümitvar olmalı ve bu günler geçtiğinde özgürlüğümüze çok çok şükretmeliyiz.

Rabbim bu mesajları hepimize doğru şekilde okuyup anlamayı nasip etsin. 

Sevgilerimle,
Kukla..




15:43

Büyük Takım Tutmamak

Yazar ,

Merhaba,


Bir laf vardır bilir misiniz? Büyük takım tutmak televizyonda gördüğün bir mankene âşık olmak gibidir. Anadolu Takımı tutmak ise mahallenin en güzel kızına aşık olmak gibidir. Bu laf ne kadar doğru bilemem ama bildiğim bir şey varsa o da ikisinin de imkânsız olduğudur. Hee tabii mahallenin en güzel kızı hiç yoktansa gözünün önündedir. Bizimkisi de o hesap. Hani yeni bir ortama girdiğiniz zaman sorarlar ya hangi takımlısın diye. Çok sıradan bir muhabbet başlangıcıdır değil mi bu? Değil işte, eğer dört büyükler dışında herhangi bir Anadolu şehrinin takımını tutuyorsanız insanlar önce garipser ve şöyle derler. Vay bee! Helal sana yiğidim şehrinin takımı tutuyorsun, sahip çıkıyorsun.
10:34

İki Çocuk Mültecinin Hikayesi - Sanctuary Manga Yorumu

Yazar ,
İki Çocuk Mültecinin Hikayesi - Sanctuary Manga Yorumu



Merhabalar Dostlar,


Uzun zaman önce anime izlemeyi bıraktım. Fakat hala arada manga okuyorum. Aslında bugün bahsedeceğim manga olan Sanctuary’de uzun yıllar önce sınav bahanesiyle devamlı yarım bıraktığım mangalardan birisiydi. Nihayet okuma fırsatı bulup bu nadide mangayı bitirdim. Şimdi benim okuduğum bu mangayı "Neden Okumalısınız?’’ kısmana gelelim.
10:22

Efsane Kitap: Martin Eden Kitap Yorumu - Jack London

Yazar ,
Efsane Kitap: Martin Eden Kitap Yorumu - Jack London
Herkese merhaba,

Bayram tatili uzun olunca Martin Eden'i bitirmeyi görev addetmiştim. Bu konuda da başarılı olmanın haklı gururunu yaşıyorum.

14:54

Kalemimden : Eylül Ortası

Yazar ,
Kalemimden : Eylül Ortası


Müzik eşliğinde okumak için tıktık;


Bir Eylül ortasında bir adam tanıdım.
büyüdüğüm şehre son bakışımdan,
yaprakların sararışından,
yağmurun yüzümü okşayışından,
ardıma bakmayışımdan tanıdım.

14:29

Tesettüre Girdikten Sonra Çevremdekilerin Tepkileri

Yazar ,


Tesettüre Girdikten Sonra Çevremdekilerin Tepkileri


Selamün aleyküm dostlar,

Tesettüre gireli yaklaşık 2,5 yıl oldu. Bu süre zarfında nelerle ve nasıl yaklaşımlarla karşılaştığımı sizlerle paylaşmak istedim.