Hayatımı düzene sokmaya başlamıştım.
Rabbimden onun yolunda olan sevdiği kullarla yolumu kesiştirmesini istemiştim.
Rabbimde teker teker çıkardı karşıma şükürler olsun.
Etrafın seni sıktığı zaman kitap oku… Ben şimdiye kadar her şeyden çok kitaplarımı severdim. Bundan sonra her şeyden çok seni seveceğim ve kitapları beraber seveceğiz. İnsan muhitin bayağı, manasız, soğuk tesirlerinden kurtulmak istediği zaman yalnız okumak fayda verir. Bana en felaketli günlerimde kitaplarım arkadaş oldu. Fakat bu yetmiyor. Şiirlerimde de gördün ki, kitaplara rağmen çok ıstırap çektim. Çünkü candan bir insanım yoktu. Sen benim yarım kalan tarafımı ikmal edeceksin.
Sabahattin Ali
İnsan vav şeklinde
doğar, doğrulunca kendini elif sanır.
İnsan hayatı boyunca hep iki büklüm yaşar, oysa en doğru
olduğu gün ölür.
Allah’a kulluğun manası vav’dadır, elif uluhiyetin ve
ehadiyetin simgesidir.
O yüzden Lafz-ı ilahi elifle başlar. Elif kainatın anahtarı
ise vav kainatın kendisidir.
Rabbimiz bizim her zaman vav gibi mütevazı olmamızı
ister.
Vav Harfi, Allah’ın Vahid ismini ve birliğini simgeler.
Vav harfi, Ebced hesabında 6 rakamına denktir, imanın 6
şartını temsil ettiği söylenir.
Harfi med olduğu gibi, kasem harfidir. Aynı zamanda, iki
cümleyi veya özneyi bağlayan bağlaçtır.
Ulu Cami’nin her duvarında Vav harfi yazılıdır. Halk
arasında bir inanışa göre Hızır Aleyhisselam’ın bu vav harfinin önünde namaz
kıldığı rivayet edilir.
Vav
harfi, Tezhib sanatı ile süslenmiş ve ucuna Lale motifi işlenmiştir. Lale
süsleme sanatında Allah’ı c.c. simgeler.
Vav
harfi, Vahidiyet, Vahdaniyeti ihtiva etmesi yönüyle de Allah’ın birliğini
anlatır.
Vav
harfi ile başlayan kelimelere dikkat edildiğinde hepsi sorumluluk gerektiren
işlerdir.
Bu
meslekler ve işler; "Vali, Vezir, Veli, Vekil, Varis, Vasi, Valide, Vaad
etmek vb."
Bursa
Ulu Camii' de yer alan ve duvarda asılı olan yedi vav hattının sırrı şu şekilde
anlatılır. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) şu şekilde buyurmuştur.
“Yedi vavdan sakınınız, ihtiyaç olmadığı halde vavların işaret ettiği
mesleklere yönelmeyiniz.”
Bursa
Ulu Camii'nin batı cephesinde günümüzde hanımların namaz kıldığı yerin batı
duvarında çok değişik bir şekilde işlenmiş büyük celi sülüt dört tane Vav harfi
dikkat çekmektedir.
İttaku’l
– vâvat. Bu önemli bir nasihattir. Allah Resülü bizleri sorumluluğu
olan şeylerden sakınma noktasında uyarıyor ve “Vavlardan sakının, çekinin”
diyor. Örneğin, Vali olmak, veli olmak, varis olmak, vekil olmak, vezir
olmak, vakıf malını değerlendirmek, vallahu yemininde bulunmak vazifeleri
yerine getirirken hassas olmamız ölçülü davranmamızı tavsiye edilmektedir.
Dünyaya hala daha alışamamış tanıdığım ve tanımadığım herkese diye başlıyor yazar.
Kitabın ilk kısmına dair alıntılarım;
Eskiden başka şeylerdi alışkanlıklarım. Dünyaydı. Dünyayı severdim. Kendim severdim. Kıyafetlerimi severdim, sahip olduklarımı severdim. Sahip olamadıklarıma sahip olmak isterdim. Hep isterdim. İsteyecek bir şeyler mutlaka bulurdum.
Sevmek özlü söz okumaya benzemiyor. Yaşadığın zaman, içine girdiğin zaman o çıkmazı anlayabiliyorsun. Anneannelerin nasihatlari, dedelerin tecrübeleri hikaye oluyor. Düpedüz yanıyor insan. Kağıtta durduğu gibi durmuyor sevmek. Sevince biyolojisi değişiyor insanın.
Bir koku gelir. İnsanların büyük bir kısmı kokuya duydukları hayranlıktan mayışır kalırlar. Ama diğerleri bu kokuyla yetinmeyip kaynağına gitmek isterler. "Koku böyle güzelse, kaynağı nasıldır? O kokuyu yaratan nasıldır," derler. Ve bütün ömürlerini onu aramakla geçirirler.
Bir insan nasıl olur da daha önce var olmayan bir koku aldığında mayışıp kalır öylece? Sefasını sürer kokunun?
10 yıl önce telefon diye bir şey yoktu. Ne çabuk da alıştın, bütün hayatın oldu. Bütün vaktini alan futbol takımı 100 yıl önce yoktu, nasıl da her şeyin oldu? Evet, o dizi 10 gün önce yoktu, nasılda müptelası oldun, alıştın? Ve sen. 30 yıl önce yoktun, nasıl olur da birden önüne konan dünyaya böyle alışırsın? Sefasını sürmeye başlarsın?Hiç mi yabancılık çekmiyorsun? Hiç mi merak etmiyorsun bu dünya nasıl meydana geldi? Bu renkler, kokular böyle güzelse bunun kaynağı nasıl güzeldir, bunu yaratan nasıl güzeldir merak etmiyor musun hiç?Burnuna gelen kokuyla oturup mayışma, kokunun sahibini, kaynağını ara dur. Ara dur. Aradıkça, sordukça ilmine ilim gelecek. Yüzdükçe ciğerini açan bir denizde yüzeceksin. Geçip gidecek kokuya değil, kokunun kaynağına talip ol. Gelip geçecek dünyaya değil onu yaradanın muhabbetine talip ol.
Oysaki İstanbul ne güzeldir, yürüdüğün kaldırım taşlarında hazır bir melodi var. Yani her şey öyle kuşanmış ki elbisesini, sevmeye müsaitim diyor. Boğaz' a bakarken sev, Emirgan' da güneşin batışını izlerken sev, Eyüp'te ezanı dinlerken sev, Topkapı' da tarihi koklarken sev...
Gönlümün imtihan edilmesinden Allah'a sığınırım...
Namaz, namaz bittikten sonra geriye kalanlardır...
Dünyalık ne varsa 'Allah-u Ekber' dediğimde bırakabiliyor muydum bir kenara?
Kendini bilen Rabb'ini bilir.
İnsan bir şeyden tat aldığında önceden nasıl olur da bu tadı almadan yaşamışım diyor ya, önceki ramazanlarıma üzüldüm biraz da...
Ellerin en iyi ilacı avuçlarını semaya açıp dua etmektir.
Halimiz 'Ney'in haline ne kadar da benziyor; Ney sazlıkta dünyaya gelir,orada yaşar. Kendi halinde, derdini anlatamadığı bir yerde. Sazlığa ait, hep orada olacaktır. Ta ki bir ustanın eline geçene kadar, ta ki bir nefesle aşk üflenene kadar. Bir gün gelip keserler neyi. Kökünden koparır, götürürler. Ney ne kadar feryat etse de dinlemezler, alır götürürler. Memleketinden, vatanından, suyundan, toprağından uzaklaşır gider. Tıpkı bizim, ruhlar aleminden dünyaya atılışımız gibi. Sevdiğimizden ayrı uzakta, feryat figan ederiz. Bundandır içine düştüğümüz sebebini anlamadığımız darlıklar; özlemişizdir sevgiliyi,en sevgiliyi..... Diğer kamışlar sazlıklarında rahatça beslenirken, bu ney artık yürekleri yakmaya baslar. Yüreklere Hakk'ı hatırlatmaya baslar. Ama bir bede ödedikten sonra, oyulup yandıktan sonra.
***
<< İlk Yazım
<< İkinci Yazım
İç huzurumu aradığım günlerin
birindeydim yine. Canım sıkkın bir vaziyette dersin nerede olduğunu bilmeden
gidiyordum öylece. Bizim fakülteden olduğunu tahmin ettiğim biriyle
karşılaştım, dersin nerede olduğunu sordum. Bilmediğini söyledi. Sadece bunu söylemişti
ancak gözlerinden yüreğini anladığım bir insanla karşılaşmanın şaşkınlığını
derinimde hissettim. "Yüreği, gözlerinden okunur mu insanın?" dediğimi hatırlıyorum. Nasıl bir anımdı bilmiyorum ama o
gün hayatımda bir şeyler bitti başlayabilmek için.
Şu yazımda yeni bir yazı dizisine başlayacağımı ifade etmiştim. Biraz geç oldu çünkü nereden başlayacağımı bilemedim. İnşallah tesettüre girmek isteyen birine dahi yardımcı olursam diyerek yola koyuluyorum. Rabbim muvaffak etsin İnşallah. Sorularınızı bekliyor olacağım. "Bana Ulaşın" kısmındaki mail adresimden ulaşabilirsiniz. Vira Bismillah !
***
Aslında amiyane tabiriyle "lay lay lom", hayata geliş maksadını bilmesine rağmen unutmaya odaklanmış, doğru yolun ne olduğunu bilen ancak yola girmemekte direten, mutlu olduğunu zanneden biriydim. Maddi anlamda herhangi bir sıkıntı yaşamıyor, istediğim her şeyi alabiliyor ve gerçekleştirebiliyordum. Şimdi bakıyorum da geriye, ne kadar da boş yaşanmış vakitler..
Dilediğince yaşamak suç değil inanın ama dilediğince yaşadığını zannetmek suç. Ben bu suçu bilmemeye çalışarak uzun süre işledim. Çevremdeki insanlar da benim gibi habersiz ve unutmuş bir şekilde yaşıyorlardı ki böyle ortamlarda bilirsiniz, hatalarınızı görmek çokta kolay olmaz.
Dünyalık tüm işlerim tıkırındaydı anlayacağınız. En ufak bir şey ters gitse, sıkıntılarımı devleştiriyor ve dünyanın tüm yükünü ben omuzluyorum gibi saçma düşünceler vücuduma sirayet ediyordu.
Yaşamak, insanca yaşamak gerçekten bu muydu? Sahi benim dünyaya geliş amacım, bu hayatı dilediğimce yaşamak mıydı?
Bu sorular girmek istediğim kapının kilidiydi ve ben artık anahtarları da aramak istiyordum. Anahtarı arama maceramda, hayatımda doğru olmayan kimseler yolumu kesip bana nereye gittiğimi soruyorlardı. Evet, ben bir anahtar arıyordum ve bir şeyleri doğru yapmak istiyordum. Ancak bir şeyleri doğru yapmak istediğinizde, hayatınızdaki yanlışlar önünüze önünüze gelirdi. Çoğu zaman "Doğruyu arıyorum." demeniz yeterliydi. Ne de olsa yanlışlar koşarak önünüze yığılacaktı.
O zamanlar tek duam oldu Rabbimden. "Beni senin yolunda olan, düzgün insanlarla karşılaştır. Unuttuğum şeyleri hatırlatsınlar." Bu esnada Rabbim dualarımı kabul etti. En zorlu anlarımda güzel insanlar çıkageldi. Bazı insanlarla ilk tanıştığınızda o insanları daha önce sanki tanımışsınız hissine kapılırsınız ya işte öyleydi. Hiss-i kablel vuku. Yani ruhlar tanıdı birbirini.
Ruhum tanıdığının sinyallerini verdi. Çok belli belirsizdi ancak bir sinyal olduğu apaçıktı. İşte hayatım değişmeye başlayacaktı.
Sezdim ama anlayamadım.
Hissettim ama kavrayamadım.
Merhaba sevgili dostlar,
Sevgilerimle.
Uzun zamandır buralarda yoktum.
Son yazımda radikal kararlar almak üzereyim, aman dualarınızı
eksik etmeyin demiştim(yazım için)
Etmemişsiniz...
Nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum. Sonunda
yapmak istediğim şeyi gerçekleştirdim.
Başlıktan anlayacağınız gibi bu konuda
kararlar ve adımlar atma sürecindeydim.
Çok şükür ki Rabbim nasip etti. Bu süre zarfında tesettür
hikayeleri aradım ama tam anlamıyla bu konuya derinlemesine giren bir kaç kişi
haricinde kimseye rastlamadım. Genelde kızlarımız “Benim küçük yaşlardan
beri hep aklımda vardı zaten.” demişler. Böyle denilmesi benim -o zamanlar-
hevesimi kırıyordu. Çünkü bu düşünce “Benim aklımda gayette yoktu.”
Tesettüre girme kararım ve sürecim hiç kolay
olmadı. Çünkü tesettürün sadece başını örtmekten ibaret olmadığını biliyordum. Aklımdaki
soru işaretlerine nasıl cevap bulduğumu, bu süreçte neler yaptığımı, nasıl bu
fikrin aklıma girdiğini sizlere tüm samimiyetimle anlatacağımdan emin olabilirsiniz.
Bu yazı dizisinin kaç yayından
oluşacağını kestiremesem de minimum 5 yazı yazmayı düşünüyorum. Tabii
sizlerinde merak ettiği sorular olacaktır.
"Yazında şu noktaya da değinir
misin?" diyecek olursanız; bu yazıma yorum atabilir veya kalemkuklasi@gmail.com mail adresime
düşüncelerinizi iletebilirsiniz.
Bu yazımdan sonraki ilk yazımda, kendimden
ve geçmiş yaşantımdan bahsederek yola koyulmak istiyorum.
Yorumlarınızı ve maillerinizi bekliyor
olacağım.
Sevgilerimle.
HAKKIMDA
İzleyiciler
POPÜLER YAYINLAR
KATEGORİLER
- Derin Mevzular 27
- Kalemimden 28
- Kediler 2
- Kitap 57
- Kore Dizi 25
- anime&manga 16







