
Ve suskunluğumu senaryosunu çok çok beğendiğim bir diziyle bozuyorum.
The Legend Of the Blue Sea.
Özgün bir senaryosu vardı. Denizkızı motifi dizilerde hiç bu kadar tadı damağımızda kalacak şekilde işlenmemişti.
Reenkarnasyon inancının bu kadar göze sokulduğu bir diziye de rastlamamıştım uzun zamandır.
Ana konusu: Eski zamanlarda yaşamış bir vali ile bir deniz kızının karşılaşmasıyla gelişen bir takım olaylar sonucu mutlu sonla bitmeyen bir hikayenin, günümüzde yeniden yeşererek mutlu son için çabalamalarını konu alıyor.
Ben diziyi çok sevdim. Bazı kısımlarda bunalanlar olmuş ama bende böyle bir durum söz konusu olmadı.
Lee Min Ho'nun başarısız bir oyunculuk çıkardığına inanmıyorum ayrıca Denizkızı rolüyle Jun Ji-Hyun harikalar yaratmış.
Romantik, yer yer sizi güldüren ve "özgün" bir dizi arayışı içerisindeyseniz eğer muhakkak izlemeniz gerektiğine inanıyorum.
Çekimleri de havalı yerlerde yapılmıştı.
Pempe inci yüzük olayı beni dizide en çok etkileyen kısımlardan biri oldu.
O bölümü izler izlemez inci yüzük arayışına girdim. Hatta tektaş yerine daha akılcıl bir alternatif olarak giriverdi aklıma. Kesinlikle zamanı geldiğinde bunu değerlendireceğim :)
-Bundan sonrası ağır spoiler içerir-





