Derya Akarslan

… Kalem Kuklası’da derler.

  • ANASAYFA
  • KİTAP
  • PSİKOLOJİ
  • GEZİ
  • İZLEDİKLERİM
    • KORE DİZİ
    • ANİME&MANGA
    • TİYATRO
  • DERİN KONULAR
    • Tesettür
    • İman
    • Varoluş Sancıları
  • ANILAR
  • İLETİŞİM
Tesettür #6 : Nihayet Tesettür



<<Önceki Yazım


Tesettür fikri aklımda adım adım oluşmaya baslamıştı. Haziran ayıydı. “Acaba bende tesettüre girebilir miyim ki?” diye düşünmeye başladım. İlk defa böyle şeyler düşünüyordum. O zamana kadar "30' lu yaşlarımda kapanırım belki" diyen benin aklına böyle bir düşünce düşüvermişti işte. “Nasıl giyinilmeli, hakiki tesettürlü insan nasıl olmalı, tesettürün ölçüsü ne olmalı?” sorularına cevap aradım önce. Bunu araştırarak başladım. Bu süreçte çok garip yazılarla karşılaştım. Tesettüre girmek isteyen insanları korkutan mı dersin, soğutan mı dersin? Her telden insan mevcuttu. Örneğin 14 yaşında tesettüre girmek isteyen küçük bir kardeşimize “Çarşafa girmeyeceksen, tesettüre hiç girme, böyleleri tesettürü lekeliyor. Hakkımı helal etmiyorum” gibi söylemler. Akıl işi olmayan sözlerdi. Ama ben bunu o hassas dönemimde üstüme alındım. Tesettür zaten zor bir iş. Bu şekilde insanları korkutmak da büyük bir günah. Bu şekilde davranarak kendinizi hakiki Müslüman mı sanıyorsunuz anlamıyorum. Köstek olmanın bir mantığı olduğunu düşünmüyorum. Sinirlendim bak yine.

Neyse.

The Legend Of the Blue Sea Yorumları

Ve suskunluğumu senaryosunu çok çok beğendiğim bir diziyle bozuyorum.

The Legend Of the Blue Sea.

Özgün bir senaryosu vardı. Denizkızı motifi dizilerde hiç bu kadar tadı damağımızda kalacak şekilde işlenmemişti.
Reenkarnasyon inancının bu kadar göze sokulduğu bir diziye de rastlamamıştım uzun zamandır.

Ana konusu: Eski zamanlarda yaşamış bir vali ile bir deniz kızının karşılaşmasıyla gelişen bir takım olaylar sonucu mutlu sonla bitmeyen bir hikayenin, günümüzde yeniden yeşererek mutlu son için çabalamalarını konu alıyor.

Ben diziyi çok sevdim. Bazı kısımlarda bunalanlar olmuş ama bende böyle bir durum söz konusu olmadı. 
Lee Min Ho'nun başarısız bir oyunculuk çıkardığına inanmıyorum ayrıca Denizkızı rolüyle Jun Ji-Hyun harikalar yaratmış.

Romantik, yer yer sizi güldüren ve "özgün" bir dizi arayışı içerisindeyseniz eğer muhakkak izlemeniz gerektiğine inanıyorum.


Çekimleri de havalı yerlerde yapılmıştı.
Pempe inci yüzük olayı beni dizide en çok etkileyen kısımlardan biri oldu.
O bölümü izler izlemez inci yüzük arayışına girdim. Hatta tektaş yerine daha akılcıl bir alternatif olarak giriverdi aklıma. Kesinlikle zamanı geldiğinde bunu değerlendireceğim :)

-Bundan sonrası ağır spoiler içerir-


Dünya(m)a dönmek için yazıyorum!



Başak tarlalarının saklı köşelerinden sesleniyorum. İçinde dur durak bilmeyen öfkeye inat yenilmiyorum bugün. 
O kötü günlerim anısına yazıyorum. Unutmadım sizleri. Her bir anı hatırlıyorum.
Nefes alamayıp akşamın kör vaktinde kendimi sahile atışımı mesela. Durup denizi izleyişimi. Nerede yanlış yaptığımı kavrayamadığım o buhranlı anlarımı. 
İki kalbin aynı kişi için çarptığı o korkunç manzarayı hatırlıyorum mesela. İşte o zaman durduğumu. Etrafı izlemeye koyulduğumu. Ama buna izin verilmeyip sırtımdan vurulduğumu. Yıprandığımı, yıpratıldığımı hatırlıyorum. 
"Çekil aradan! Neden dolanıyorsun ortalıkta" denildiğini, çekip giderken umulmadık bir yüreğin peşimden koşup bir gölge gibi beni takip  ettiğini. Kovsam da gitmediğini hatırlıyorum.
Denizin beni buralardan götürmek için çağırdığını hatırlıyorum. Öldüm dediğimi ama yine de yaşadığımı hatırlıyorum.
Bu dünyaya ait olmadığımı hatırlıyorum. İşte bu yüzden yazıyorum.

Dünya(m)a dönmek için yazıyorum!




Tesettürle ilgili yazdığım şu dört yazıda özetle;
Namazlarını kılan ama iman hakikatlerini tam olarak bilmeyen, O yaşına kadar kadın erkek ilişkilerinin nasıl olması gerektiğiyle ilgili hiçbir araştırma yapmamış, Erkeklerle de çok samimi arkadaşlıklar kurulacağına inanan, Rabbinin yoluna dönmeye çalışan ama kafası karışık olan,  Tesettürle ilgili bir düşünceleri hali hazırda oluşmayan birini görüyorsunuz.

Hissi olarak değişimlerime çok girmek istemiyordum ama bir kardeşimin attığı maille cesaretlendim ve bu konuda biraz daha konuşmak istediğime kanaat getirdim.


Mesele Mühim: Mesele Tesettür

<<Önceki Yazım

Hayatımı düzene sokmaya başlamıştım. Rabbimden onun yolunda olan sevdiği kullarla yolumu kesiştirmesini istemiştim. Rabbimde teker teker çıkardı karşıma şükürler olsun.




Etrafın seni sıktığı zaman kitap oku… Ben şimdiye kadar her şeyden çok kitaplarımı severdim. Bundan sonra her şeyden çok seni seveceğim ve kitapları beraber seveceğiz. İnsan muhitin bayağı, manasız, soğuk tesirlerinden kurtulmak istediği zaman yalnız okumak fayda verir. Bana en felaketli günlerimde kitaplarım arkadaş oldu. Fakat bu yetmiyor. Şiirlerimde de gördün ki, kitaplara rağmen çok ıstırap çektim. Çünkü candan bir insanım yoktu. Sen benim yarım kalan tarafımı ikmal edeceksin.


Sabahattin Ali
Vavelif

İnsan vav şeklinde doğar, doğrulunca kendini elif sanır. 
İnsan hayatı boyunca hep iki büklüm yaşar, oysa en doğru olduğu gün ölür. 
Allah’a kulluğun manası vav’dadır, elif uluhiyetin ve ehadiyetin simgesidir. 
O yüzden Lafz-ı ilahi elifle başlar. Elif kainatın anahtarı ise vav kainatın kendisidir. 
Rabbimiz bizim her zaman vav gibi mütevazı olmamızı ister. 
Vav Harfi, Allah’ın Vahid ismini ve birliğini simgeler. 
Vav harfi, Ebced hesabında 6 rakamına denktir, imanın 6 şartını temsil ettiği söylenir. 
Harfi med olduğu gibi, kasem harfidir. Aynı zamanda, iki cümleyi veya özneyi bağlayan bağlaçtır.  
Ulu Cami’nin her duvarında Vav harfi yazılıdır. Halk arasında bir inanışa göre Hızır Aleyhisselam’ın bu vav harfinin önünde namaz kıldığı rivayet edilir. 
Vav harfi, Tezhib sanatı ile süslenmiş ve ucuna Lale motifi işlenmiştir. Lale süsleme sanatında Allah’ı c.c. simgeler. 
Vav harfi, Vahidiyet, Vahdaniyeti ihtiva etmesi yönüyle de Allah’ın birliğini anlatır. 
Vav harfi ile başlayan kelimelere dikkat edildiğinde hepsi sorumluluk gerektiren işlerdir. 
Bu meslekler ve işler; "Vali, Vezir, Veli, Vekil, Varis, Vasi, Valide, Vaad etmek vb."
Bursa Ulu Camii' de yer alan ve duvarda asılı olan yedi vav hattının sırrı şu şekilde anlatılır. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) şu şekilde buyurmuştur. “Yedi vavdan sakınınız, ihtiyaç olmadığı halde vavların işaret ettiği mesleklere yönelmeyiniz.”  
Bursa Ulu Camii'nin batı cephesinde günümüzde hanımların namaz kıldığı yerin batı duvarında çok değişik bir şekilde işlenmiş büyük celi sülüt dört tane Vav harfi dikkat çekmektedir. 
İttaku’l – vâvat. Bu önemli bir nasihattir. Allah Resülü bizleri sorumluluğu olan şeylerden sakınma noktasında uyarıyor ve “Vavlardan sakının, çekinin” diyor. Örneğin, Vali olmak, veli olmak, varis olmak, vekil olmak, vezir olmak, vakıf malını değerlendirmek, vallahu yemininde bulunmak vazifeleri yerine getirirken hassas olmamız ölçülü davranmamızı tavsiye edilmektedir. 

Eyvallah Kitabı Yorumu ve Alıntıları #1 : Hikmet Anıl Öztekin

Dünyaya hala daha alışamamış tanıdığım ve tanımadığım herkese diye başlıyor yazar.

Kitabın ilk kısmına dair alıntılarım;

Eskiden başka şeylerdi alışkanlıklarım. Dünyaydı. Dünyayı severdim. Kendim severdim. Kıyafetlerimi severdim, sahip olduklarımı severdim. Sahip olamadıklarıma sahip olmak isterdim. Hep isterdim. İsteyecek bir şeyler mutlaka bulurdum.

Sevmek özlü söz okumaya benzemiyor. Yaşadığın zaman, içine girdiğin zaman o çıkmazı anlayabiliyorsun. Anneannelerin nasihatlari, dedelerin tecrübeleri hikaye oluyor. Düpedüz yanıyor insan. Kağıtta durduğu gibi durmuyor sevmek. Sevince biyolojisi değişiyor insanın.


Bir koku gelir. İnsanların büyük bir kısmı kokuya duydukları hayranlıktan mayışır kalırlar. Ama diğerleri bu kokuyla yetinmeyip kaynağına gitmek isterler. "Koku böyle güzelse, kaynağı nasıldır? O kokuyu yaratan nasıldır," derler. Ve bütün ömürlerini onu aramakla geçirirler.
Bir insan nasıl olur da daha önce var olmayan bir koku aldığında mayışıp kalır öylece? Sefasını sürer kokunun?
10 yıl önce telefon diye bir şey yoktu. Ne çabuk da alıştın, bütün hayatın oldu. Bütün vaktini alan futbol takımı 100 yıl önce yoktu, nasıl da her şeyin oldu? Evet, o dizi 10 gün önce yoktu, nasılda müptelası oldun, alıştın? Ve sen. 30 yıl önce yoktun, nasıl olur da birden önüne konan dünyaya böyle alışırsın? Sefasını sürmeye başlarsın?Hiç mi yabancılık çekmiyorsun? Hiç mi merak etmiyorsun bu dünya nasıl meydana geldi? Bu renkler, kokular böyle güzelse bunun kaynağı nasıl güzeldir, bunu yaratan nasıl güzeldir merak etmiyor musun hiç?Burnuna gelen kokuyla oturup mayışma, kokunun sahibini, kaynağını ara dur. Ara dur. Aradıkça, sordukça ilmine ilim gelecek. Yüzdükçe ciğerini açan bir denizde yüzeceksin. Geçip gidecek kokuya değil, kokunun kaynağına talip ol. Gelip geçecek dünyaya değil onu yaradanın muhabbetine talip ol.
 

Oysaki İstanbul ne güzeldir, yürüdüğün kaldırım taşlarında hazır bir melodi var. Yani her şey öyle kuşanmış ki elbisesini, sevmeye müsaitim diyor. Boğaz' a bakarken sev, Emirgan' da güneşin batışını izlerken sev, Eyüp'te ezanı dinlerken sev, Topkapı' da tarihi koklarken sev...

Gönlümün imtihan edilmesinden Allah'a sığınırım...

Namaz, namaz bittikten sonra geriye kalanlardır...

Dünyalık ne varsa 'Allah-u Ekber' dediğimde bırakabiliyor muydum bir kenara?

Kendini bilen Rabb'ini bilir. 
İnsan bir şeyden tat aldığında önceden nasıl olur da bu tadı almadan yaşamışım diyor ya, önceki ramazanlarıma üzüldüm biraz da...

Ellerin en iyi ilacı avuçlarını semaya açıp dua etmektir.

Halimiz 'Ney'in haline ne kadar da benziyor; Ney sazlıkta dünyaya gelir,orada yaşar. Kendi halinde, derdini anlatamadığı bir yerde. Sazlığa ait, hep orada olacaktır. Ta ki bir ustanın eline geçene kadar, ta ki bir nefesle aşk üflenene kadar. Bir gün gelip keserler neyi. Kökünden koparır, götürürler. Ney ne kadar feryat etse de dinlemezler, alır götürürler. Memleketinden, vatanından, suyundan, toprağından uzaklaşır gider. Tıpkı bizim, ruhlar aleminden dünyaya atılışımız gibi. Sevdiğimizden ayrı uzakta, feryat figan ederiz. Bundandır içine düştüğümüz sebebini anlamadığımız darlıklar; özlemişizdir sevgiliyi,en sevgiliyi..... Diğer kamışlar sazlıklarında rahatça beslenirken, bu ney artık yürekleri yakmaya baslar. Yüreklere Hakk'ı hatırlatmaya baslar. Ama bir bede ödedikten sonra, oyulup yandıktan sonra.





Daha Yeni Kayıtlar Önceki Kayıtlar Ana Sayfa

HAKKIMDA

Mühendis. Şu günlerde İstanbul Üniversitesi Psikoloji bölümünü okuyor. Doğayı, sağlıklı yiyecekleri ve iyi kahveyi seviyor. Küçük bir "merhaba" demekten çekinmeyin!

ABONE & TAKİP

İzleyiciler

POPÜLER YAYINLAR

  • 22 Blogger 1 Hikaye / Bölüm 3: Kardeşim
  • Allah Dualarımı Neden Kabul Etmiyor ?
  • Yeni Başlayanlar İçin 10 Kore Dizi Önerisi
  • Kill Me Heal Me - 2015 En İyi Kore Drama
  • Lunch Box Mini Kore Dizisi/2015
  • Signal Kore Drama Yorumu ve Tanıtımı / 2016
  • En İyi 10 Spor Animesi
  • Recaizade Mahmud Ekrem - Araba Sevdası
  • Tesettüre Girmek İstiyorum Ama Pişman Olmaktan Korkuyorum
  • Yabancı Kitap Yorumu - Albert Camus

KATEGORİLER

  • Derin Mevzular 27
  • Kalemimden 28
  • Kediler 2
  • Kitap 57
  • Kore Dizi 25
  • anime&manga 16

Blog Arşivi

  • 2024 5
    • Ağustos 4
      • Tiyatro: Rüstemoğlu Cemal' in Tuhaf Hikayesi
      • Herkes Okumalı: SINIRLAR - Henry Cloud & John Town...
      • A Silent Voice - Koe no Katachi Anime & Manga Yoru...
      • 2023 yılında Okuduğum Kitaplar
    • Temmuz 1
  • 2023 4
    • Eylül 1
    • Şubat 3
  • 2022 15
    • Kasım 3
    • Ekim 2
    • Eylül 1
    • Ağustos 1
    • Haziran 4
    • Mayıs 3
    • Ocak 1
  • 2021 20
    • Aralık 2
    • Kasım 2
    • Ekim 1
    • Haziran 2
    • Mayıs 3
    • Nisan 4
    • Mart 1
    • Şubat 1
    • Ocak 4
  • 2020 10
    • Ekim 5
    • Eylül 2
    • Ağustos 1
    • Nisan 1
    • Mart 1
  • 2019 8
    • Ağustos 1
    • Temmuz 1
    • Haziran 1
    • Nisan 1
    • Şubat 2
    • Ocak 2
  • 2018 21
    • Aralık 3
    • Kasım 1
    • Ekim 1
    • Eylül 1
    • Ağustos 1
    • Temmuz 3
    • Haziran 1
    • Mayıs 2
    • Nisan 2
    • Mart 1
    • Şubat 4
    • Ocak 1
  • 2017 30
    • Aralık 9
    • Kasım 6
    • Ekim 1
    • Eylül 1
    • Ağustos 2
    • Temmuz 2
    • Haziran 2
    • Mayıs 1
    • Mart 1
    • Şubat 1
    • Ocak 4
  • 2016 54
    • Aralık 2
    • Kasım 4
    • Ekim 3
    • Eylül 3
    • Ağustos 9
    • Temmuz 7
    • Haziran 5
    • Mayıs 4
    • Nisan 3
    • Mart 2
    • Şubat 2
    • Ocak 10
  • 2015 17
    • Aralık 7
    • Kasım 6
    • Ekim 3
    • Ağustos 1
Blogger tarafından desteklenmektedir

Blog Hakkında



Okur & Yazar. Doğayı, sağlıklı yiyecekleri ve iyi kahveyi sever. Küçük bir "merhaba" demek için gelmekten çekinmeyin.

POPÜLER YAYIN

  • 22 Blogger 1 Hikaye / Bölüm 3: Kardeşim
  • Kill Me Heal Me - 2015 En İyi Kore Drama
  • Signal Kore Drama Yorumu ve Tanıtımı / 2016
Bumerang - Yazarkafe

Copyright © KALEM KUKLASI. Designed by KALEM KUKLASI